Das riesige, durch künstliche Intelligenz unterstützte Überwachungsnetzwerk, das nach dem NATO-Gipfel in Ankara aufgebaut wurde, und der 24/7-Aufzeichnungsprozess auf den Straßen bleiben unverändert bestehen.

    https://i.redd.it/t4kiltum15eh1.jpeg

    Von Aggravating-Berry213

    Share.

    19 Kommentare

    1. Aggravating-Berry213 on

      Zirve bitti, delegasyonlar dağıldı ancak Ankara sokaklarına yerleştirilen devasa izleme ağı varlığını aynen koruyor. NATO Zirvesi için yerleştirilen binlerce kamera sökülmedi, halen başkent halkını izlemeye devam ediyor. Yapay zeka destekli gözcü kameralarla biyometrik verilerin taranmasının da KVKK’yi ihlal ettiği belirtiliyor.

      7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen NATO zirvesi kapsamında Ankara’da geniş güvenlik önlemleri alınmıştı, güvenlik önlemleri kapsamında kentin Kızılay, Çankaya ve Gaziosmanpaşa gibi en işlek merkezi alanlarına çıkan tüm ana yolları araç trafiğine tamamen kapatıldı; metro hatları ve otobüs güzergahları iptal edilerek kentteki insan hareketliliği durma noktasına getirildi. Kamu personeline ve zirve güzergahındaki üniversitelere idari izin verilirken, şehrin meydanları ve parkları kilometrelerce uzunluktaki beton bariyerler ve çelik çitlerle çevrilerek „kırmızı alan“ ilan edildi. Diğer illerden getirilen takviye ekiplerle birlikte on binlerce polis, bekçi ve jandarma sokaklarda vardiyalı olarak konumlandırıldı, yüksek binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirildi ve kent semaları 48 saat boyunca helikopter ile dron mobilizasyonuyla havadan abluka altına alındı.

      Bu önlemler arasında Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kapsamında başkente 6 bin adet kamera ve 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirildi. Kent adeta bir „kırmızı alan“ hapishanesine çevrilirken, sokaklar binlerce kolluk kuvveti ve ağır bariyerlerle yurttaşlara kapatıldı. Diğer illerden getirilen takviye ekiplerle birlikte on binlerce polis, bekçi ve jandarma sokaklarda vardiyalı olarak konumlandırıldı, yüksek binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirildi ve kent semaları 48 saat boyunca helikopter ile dron mobilizasyonuyla havadan abluka altına alındı.

      Bu önlemler arasında Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kapsamında başkente 6 bin adet kamera ve 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirildi. Kent adeta bir „kırmızı alan“ hapishanesine çevrilirken, sokaklar binlerce kolluk kuvveti ve ağır bariyerlerle yurttaşlara kapatıldı.

      ‚Güvenlik‘ kimin için?

      Yüz tanıma yeteneğine sahip bu üst düzey yapay zeka tabanlı kameralar, herhangi bir yargı kararı olmaksızın sokaktaki yurttaşların biyometrik verilerini işleme, kitleleri profilleme ve fişleme potansiyeli taşıyor. Bir savaş örgütünün ağırlanması için harcanan milyonlarca liralık bütçe halkın cebinden çıkarken, zirveden geriye kalan tek „kamusal miras“ halkın her adımını izleyen dijital bir ağ oldu. Kamusal alanın bu denli yoğun bir teknolojik kuşatma altına alınması, iktidarın toplumsal muhalefeti ve sokak eylemliliklerini daha baştan baskılama arzusunun bir kanıtı niteliğinde.

      Zirve kapsamında devreye alınan bu teknolojik altyapının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu (KVKK) da yapısal olarak ihlal ettiği belirtiliyor. Kanunun 6. maddesine göre bireylerin yüz hatları ve fiziksel görüntüleri „özel nitelikli kişisel veri“ (biyometrik veri) kapsamında. Bu verilerin işlenmesi yurttaşların açık rızasına ya da kanunda açıkça belirtilen istisnai hükümlere bağlı. Sokaktaki binlerce insanın haberi ve onayı olmadan yapay zeka destekli gözcü kameralarla biyometrik verilerinin taranması bu kuralın açıkça ihlali anlamına geliyor.

      Dahası kanunun 4. maddesinde yer alan verilerin „belirli, açık, meşru amaçlar için işlenmesi“ ve „işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması“ ilkeleri de yok sayılmış durumda. Zira kameraların kurulma gerekçesi olan 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi tamamlandı ve veri işlemeyi “meşru” kılan „geçici amaç“ ortadan kalktı. Buna rağmen sistemin sökülmeyerek kalıcı bir kitle gözetimine dönüştürülmesi, hem kanunun ölçülülük sınırını aşıyor hem de veri sorumlusunun uymakla yükümlü olduğu „aydınlatma“ ve „verileri süresinde imha etme“ zorunluluklarını yok sayarak açık bir yasa ihlali oluşturuyor.

      https://haber.sol.org.tr/haber/baskentte-nato-kusatmasi-suruyor-sokaklar-724-kayit-altinda-411844

    2. Exceptionaltomato on

      2014te feto ile boşanmalarının ardından tayyip’in ohal ilan etmesi ve kafasına göre her istediğini kanun hükmünde kararname diye geçirmesi de benzerdi. O yüzden bir bahane ele geçmişken denetimin sessizce misliyle arttırılması ve geri çekilmemesi elbette şaşırtmadı.

    3. Artık en ufak eylemde bile sabahına şafak baskını yemek mümkün yani benim anladığım bu

    4. bir cesuryürk çıkıp da bunlara balta ile dalsa keşke. ABD’de teker teker flock kameraları indiriliyor.

    5. Aklıma sprey boyalamak geldi sonra fark ettim Amerikada da aynı şey konuşuluyor niye küçük amerika olduk anasını satayım.

    6. galaksigezgini42 on

      Bunlar sadece ankarada değil diğer illerde de giderek artıyor, son dönemlerde takılan kameralara dikkat edin, 2.5 3 metrede kalıyor ve direkt insanların başlarına fokuslu bir açıyla yerleştirilmişler. Kalabalık caddelere konan yeni kameralara dikkat edin.

    7. İstanbul’da bir yıldır var bunlar belki fazladır. O kadar alçağa takmışlardı ki, bir kaç tanesini söküp eve götürsem mi diye düşünmedim değil.

      Birilerini zengin etme projesi sanmıştım bunu, bol kepçe her direğe takmışlardı kameraları.

    8. lucabrassi34 on

      Bir zamanlar IMF için çıkarılan otobillere ÖTV’nin kalıcı olması gibi.

    Leave A Reply