Ein X-Benutzer schrieb:

    „Der Markt ist leer, die Einkaufszentren sind leer, die Cafés sind leer. Ich habe das Gefühl, dass wir gerade eine unglaubliche Zeit durchleben, in der wir das Haus nicht verlassen. Alles ist wie zu Hause, alle sind nachts online.“

    Das gefällt mir nicht besonders. In den Winternächten waren Cafés und Kinos voll. Sie würden den Nebel von den Fenstern der Orte wischen. Sie aßen eine Waffel, eine Pizza, tranken einen Kaffee oder ein Sahlep. Es ist, als wäre alles aufgegeben worden.

    In Dystopien ist es in den Wohnungen von Hochhäusern. Draußen sind nur Fahrzeuge unterwegs. Die Stadt ist immer dunkel, hell und dunstig. Die Menschen haben untereinander keinen Kontakt. Sie leben ein überfülltes, aber isoliertes Leben. „Wir haben dieses Stadium erreicht.“

    Ich bin gespannt auf deine Gedanken. Credits: https://x.com/reha37/status/1993058607533826268?s=46

    https://i.redd.it/zrnpadx1yd3g1.jpeg

    Von geralthofrivia

    Share.

    20 Kommentare

    1. Unfair-Corgi-2609 on

      ekonomik durum sıkıntılı üstüne güvenlik korkusu da eklenince ve insanları evde tutacak şeylerin sayısı arttıkça aşırı normal böyle bir durum olması.

    2. AVM’de her şey çok pahalı. Yıllar sonra ilk kez Teknosa’ya gittim Logitech G502 farenin „indirimli“ fiyatı 1639 TL, Amazon’da kargo dahil 1499 TL. Sadece bazı robot süpürge modellerinde gerçek indirim vardı.

    3. Umrumda değil artık. Strese girince kendim ve çevrem rahatsız oluyor, gülüp geçiyorum artık

    4. DragonFromFurther on

      Güzel özetlenmiş. Durum tam olarakta öyle. Koca beton şehirleri içinde izole, çaresiz ve korku içinde yaşayan sürüler. Eskiden avm ve özellikle sinemaların dolu olduğunu bende hatırlıyorum. Şimdi evden çıkamıyoruz

    5. Haftalık 45 saatlik mesai üst sınırını bile aşan „yarı zamanlı“ iş ilanlarının özgürce verilebildiği bir denetimsizlikte ağır ~~çalışma~~ sömürü şartları insanlarda mesai sonrası (tabii eğer biterse) gezip sosyalleşmeye veya yemek yapmaya enerji bırakmıyor. Gözlemlediklerim bu.

    6. Adam 3-5 tane yeni kelime öğrenmiş kullandığı zaman kendini akıllı göstereceğini sanıp post atmış, üstüne bide sikindirik AIla yapılmış cyberpunk temalı resimler koymuş. İnsanlar hala dışarı çıkıp boş boş dolaşıyorlar, sadece eskisi gibi para harcamıyorlar.

    7. Yaşadığın yer öyledir veya algıda seçicilik gereği dikkatini farklı şeyler çekiyordur şehre odaklanamıyorsundur.

    8. Bu sadece Türkiye’ye has bir olay değil, tabi ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve politik durum bu olayı harlıyor ama bu bahsettiklerin endüstriyel olarak gelişmiş her ülke için geçerli.

      Kapitalizm zaten insanların zamanının bir ürün olması üzerinden hareket ettiği için insanlar çoğu zaman zamanlarını daha fazla finansal gelir elde etmeye harcıyor bu sebeplerden bir tanesi. Bir diğeri artık bütün ihtiyaçlar ya birbirinin aynısı zincir marketler ya da eve siparişi şeklinde erişilebiliyor, bu insanların dışarıya çıkması ve yerel esnaf ile etkileşime girmesinin önüne geçiyor.

      Yaşadığımız şehirler tekdüze ve endüstriyel hale geliyor, köy, kasaba meydan vb gibi aynı fiziksel çemberde yaşayan insanların düzenli bir araya gelip etkinlikler yaptığı, sosyalleştiği ortamlar git gide azalıyor. Komşuculuk Avrupa’da zaten ölme eşiğinde ve Türkiye’de de o duruma doğru hızla ilerliyor.

      İnternet ve sosyal medya insanların can sıkıntısını oturduğu yerden en a enerji harcayarak maskelerinin sağlıyor. Burada aktif olan bizler hesaplayın kaç saatimiz ekran başında geçiyor.

      Sürekli negatif haberler vb ile dış dünyaya duyulan güvendw sürekli azalıyor.

      Tabi üstüne özellikle Batı toplumlarında artan negatif nihilizmde buna etki ediyor. Burada nihilizmden kastım, etrafını, politikayı, şehri, mahalleyi, toplumu vb. değiştirebileceğine olan inancın azalması ve insanların genel olarak aman, banane, ben mi kurtaracam vb şeklinde günün sonunda hiç birşeyi gerçekten umursamaması. Şimdi dürüst olup kendinize baksanız nilizm I bir dünya görüşü olarak kabul etmeseniz bile hayatınızdaki çoğu şeyin aynı boşvermişlikte olduğunu görebilirsiniz (istisnalar tabiki var)

      Bütün bunlar ve dünya çapında orta/fakir kesimin git gide erimesi bahsettiğin şeyleri doğuyor, ve bunlar toplumsal diğer çoğu sorunumuzun temelini oluşturuyor.

      Mesela endüstriyel olarak gelişmiş (ki Türkiye de buna bir şekilde dahil) ülkelerin doğum oranlarının sürekli azalmasının bir sebebide bu. Bundan çok değil 20-30 sene önce bile çocuk olanlar mahallede ebeveyn denetimi olmadan sabahtan akşama kadar gezip oynuyordu, çünkü bir mahalle/köy/kasaba kültürü vardı herkes birbirini az çok tanıdığı için çocuklardan bir noktada mahalledeki herkes sorumlu olmuş oluyordu. Oysa şimdi çocuk sahibi olmak çok daha fazla efor istiyor, çünkü sürekli çekirdek ebeveynlerin aktif rol alması gerekiyor vb.

      Bunları götümden uydurmuyorum, isteyen biraz uluslararası kaynaklara ve araştırmalara bakarak modern toplum yaşantımızın ne kadar bireyselci ve nihilist olduğunu görebilir. Son zamanlarda artan erkek yalnızlık oranının (ki kadınlarında artıyor ama erkekler daha fazla) da temel sebeplerinden biri bu. Insanlar çok daha az sosyal bağ kuruyorlar ve üstüne zorlaşan ekonomik durum mutsuz ve yalnız on milyonlar belki yüz milyonlarca insanı doğuruyor.

      Dünya halkları olarak bir dönüm noktasına giriyoruz, bakalım sonu nereye çıkacak.

    9. Cultural-Season-9187 on

      5-6 günlük çalışma modelinden haftanın 4 günü çalış, 3 günü tatil modeline geçmeli. Böylece ürettiğimiz kadarını tüketebilmeye de vakit olur. Talepte, arzda bir noksanlık ta olmaz. Verimlilik te artar. Haftada 5 gün sadece memur çalışıyor ki ona da çalışmak deniyorsa.

    10. Pure-Fuel-9884 on

      Aralık ortasında londra’daydım. christmas kutlamaları, süslemeler o kadar güzeldi ki. Çok kalabalıktı ama ışıl ışıldı her yer. 31 aralık gecesi bağdat caddesi’nde yürüyüş yapayım dedim. 2 tane dükkan spreyle kar yapmış o kadar. boğuk, neşesiz, iğrenç bir ülke. Ha ama bu aşağılık millet daha iyisini haketmiyor.

    11. Carsi AVM bos verin aksamlari mahallenizde korkusuzca yuruyus yapabiliyor musunuz?

    12. Own-Signal-4580 on

      bi kafeye gitsen 2 kişi, bi şeyler içsen, tatlı veya yemek, çay vs. minimum 1000 lira hesap gelir minimum.

      maalesef 1000 liranın hem değeri yok, hem kazanması zor, kimse kimseye 1000 lira vermez. Çalışıyorsan da ter akıta akıta çalışıyorsundur o 1000 lirayı kazanmak için.

      o kafedeki 1000 liralık şeyin maliyeti ise, evde yapınca 100 150 lira oluyor.

      1 gün kafeye gideceğine, 10 gün kafedekini yiyebiliyorsun veya içiyorsun.

      *zehirlenme veya pislik vakalarına değinmedim bile. bu yüzden nispeten emin olduğum mekanlarda yiyip içerim, içine tükürmesinler diye. tükürseler yine iyi gerçi, çamaşır suyu katıp öldürdüler ya kadının birini kahveden.

    13. Ülkenin tepesinde kocaman bir swinger partisi dönüyor biz de alt kattan sesleri duyup uyumaya çalışıyoruz

    14. mirror__magic on

      Ben güvenlik ve ekonomi dışında bir şeyden bahsedicem. Halk çok çirkin amk.

      Ben yolda yürürken, otobüse bindiğimde falan kafamı telefondan ayırmıyorum gözüm kirlenmesin diye. Her yerde o klasik dayı tiplemesi ve 60 yaş üstü teyzeler var. Bayık bakışlar, pazar arabaları, 50 yıllık masa örtüsü desenli kıyafetler insanın ruhunu sömürüyor resmen. Zaten obezitede avrupa birincisiyiz üstüne kızlar makyaj bağımlısı, erkekler kanzi ya da taskafa. Çok net söylüyorum dışarıda gördüğüm 10 insandan 9u yürüyen kirlilik

      Halk otobüsünü 65 yaş üstüne bedava yapan mahlukun bu ülkeye zararı apo ve fetullahın toplamından daha fazla.

    Leave A Reply