













Während der gemeinsame Nenner der Menschen in diesen Ländern Ehrlichkeit und Transparenz ist, ist der gemeinsame Nenner in unserem Land leider immer noch der Kampf zwischen meiner Nachbarschaft und Ihrer Nachbarschaft. Solange dieser Kampf andauert, kann die Person, die den Fehler gemacht hat, weiterhin auf ihrem Platz sitzen und sagen: „Aber ich komme aus deiner Nachbarschaft.“ In entwickelten Ländern achten die Menschen nicht auf die Religion oder Ideologie dieses Mannes, sondern darauf, ob er seine Steuern richtig verwendet hat und ob er ehrlich ist. Da es in unserem Fall um den Lebensstil geht, bleiben alle Kriterien, für die wir Rechenschaft ablegen müssen, immer im Hintergrund. Glauben Sie, dass ein Minister in unserem Land bestraft werden könnte, nur weil er den Arm eines Mitarbeiters berührt oder versehentlich ein Spiel mit Staatsgeldern gesehen hat? "Das Vertrauen der Öffentlichkeit ist erschüttert" Kann er das sagen und aus freien Stücken gehen?
https://www.reddit.com/gallery/1sorhp7
Von PrestigiousAdvisor40
7 Kommentare
Fırsatçılık yaratma şansın oluyor.
Herkes aynanda fırsatçılık yapmaya çalışınca ise hem kimse kazanmıyor hem de sorun çözülmüyor.
Çük gibi ortada kalıyorsun
Bakanlar kendileri gelmiyor ki kendileri gitsin.Üst yapının getirdiği kameralara bak el salla figüranları çoğunluğu
bakanlar eskisi gibi milletvekili değil erdoğan tarafından atanıyor.
bizde istifa etmek isteseler de edemiyorlar ki. dikkat edin, görevden bakan alındığında çok mutlu bir şekilde görev devri yapıyorlar, görevi devralanda da bi zorlama gülüş oluyor. göstermelik duruyorlar orada çünkü.
Çünkü biz her ne kadar kabul etmek istemesek de beğenmediğimiz yöneticiler halktan yani bizim aramızdan çıkıyor ve inanır mısınız halk tarafından seçiliyor. Peki objektifi halkımızın üzerine çevirirseniz ne görürsünüz? Basit bir açık büfe sırasında bile kaynak yapmadan duramayan, önündeki tabaktan yerken yan gözüyle büfedeki kalan yiyecekleri kesen, sadece 4 dilim ekmekle doyacağını bildiği hâlde tepsisine 10 dilim ekmek koyan ve her defasında kalan 6 dilimi çöpe atarken vicdanı sızlamayan, ortaya bir yemek geldiĝinde etlerin hepsinin kendi tabaĝında olmasını isteyen fakat yemeğin suyunu hiç istemeyen, toplu alanlarda püfür püfür sigara içen, bütün bu konular hakkında duyarlı birileri tarafından uyarıldığında it gibi çemkiren, yaptıklarını yapmayan birilerini görünce enayi gözüyle bakan insanlar görürsünüz. E böyle olması normal tabii.
bu ülkede istifa yok ki, „görevden affını istemek“ var. istifa etmeyi bile tayyip’e sormadan yapamazlar 😀
İyi de bizde bakanlarin onemi yok. Hangi bakan kendi kararini aliyor sanki?