Ahmet Mahmut Ünlü, bekannt unter dem Decknamen Cübbeli Ahmet: „Wenn wir der Öffentlichkeit den Islam richtig erklären würden, würden die meisten Menschen ungläubig werden. Natürlich gibt es im Islam Konkubinat. Von Muslimen gefangene Frauen werden auf dem Markt zu Konkubinen gemacht.“



https://v.redd.it/75zbxg8szwkg1

Von Latter-Explorer-5301

16 Kommentare

  1. Kim ne derse desin bu adam islamı biliyo. Olduğu gibi kabul etmiş araplar üzerine tartışmıyodur bile adamların kültürü ztn. Harbi ülkede müslüman kalmaz

  2. SaskinPikachu on

    16 yaşındayken falan ateist birine sinirlendim

    „amk ateisti her şeyi öğrenip gelcem hepiniz g*t olacaksınız“ diye yola çıktım sonra ben de ateist oldum amk.

  3. mellowfellow0 on

    Allah’ın laflarını cımbızlayıp bazılarına inanlar bazılarına inanmayanlar, zaten siz müslüman olmayın bro. Kimse de zorlamıyor. Kafanıza göre takılın.

  4. kapi_deligi_siken on

    Once cariyeyi sik zorla musluman yap sonra sal sonra tekrarla iyimis

  5. Ok-Hospital8299 on

    Hala kuranı arapça okuyan duayı arapça eden adamlara ne anlatsan boş

  6. misterno123 on

    Cariye pazarlari kole pazarlari seriatin parcasidir her musluman bunlara inanmak zorundadir. Ataturk 1923 te Beyazit ve Uskudar daki dunyanin en buyuk cariye pazarlarini kapattirmisti. Muslumanlarin Ataturku sevmemesinin en buyuk sebebi budur. Cariye satilik fahise demektir ve musluman kadinlar cariye olamazdi yalnizca ecnebiler

  7. ArtisticTwo4943 on

    o günkü şartlarda kölelik yani savaş esirliği anlaşılabilir bir olgu. Gerçek Müslümanlar „cariye-seks işçisi“ çarpıtmalarıyla dinden çıkmaz

  8. assprobably on

    Anlatmaya gerek yok, kuranı türkçe okuyan vicdan sahibi herkes inancını sorgular, şeriat ile arasına mesafe koyar. Gayet şiddet dolu, gore cezalar içeren, globalliği olmayan, çağ dışı bir dini kitap. O sebepten İslamcılar Türkçe mealine karşıdır. Hadisler ile şiddeti yumuşatma eğilimindedirler.

  9. Kitabın yarısı ganimet ve cariye anlatıyor. Sözde peygamber tüm ganimetlere kendisi çökebilmek için Enfal-1’i uydurup **“ganimetlerin tamamı Allah’a ve elçisine aittir“** diyor ama milleti susturamıyor. Millet habire *’biz boşunamı savaştık, hakkımızı isteriz, Muhammed bu ayetleri kendisi uyduruyor’* demeye başlayınca Enfal 41′ uydurup ganimetlerin beşte birine razı olmak zorunda kalıyor.

    Şimdi bunların tanrı sözü olma ihtimali varmı ?

    İnanmayan açsın kuranı yazdığım ayetleri okusun.

  10. not-mcwebton on

    Amına kodumun sakallısı Kur’an’ın indiği yerde zaten önce de satılıyordu Allah o an müsaade etti diye şimdi yapmak mı zorundasınız lan? SİKİM KADAR BEYNİNİZ YOK. Allah çıkıp e cariye satın satmazsanız cehenneme mi girersiniz diyo ?

  11. not-mcwebton on

    ya bu yurt dışındaki amına kodumun hocaları bile inciğini cinciğini arıyor tarıyor her hangi bir iddaada bizim amına kodumun hocaları neden bu kadar cahil. her cuma hutbesinde boomerlardan beter benzetmelerle boş boş konuşuyor kafa sikiyor sadece

  12. MyRakutenKobo on

    İslam, müslümanlık, bu gibi adamların din diye anlattığı şeyler ve inanç konusunu; Allah, tanrı, yaratıcı, evrensel zeka yahut üstün genel gözlemci adına ne derseniz deyin bir ilah tanımını çok dar perspektiflerden ele alıyor ve birbirine karıştırıyor insanların yaklaşık yüzde 95’i.

    Ben şahsen Kur’an’ı Kerim’i okumayı bilen ve okuyan, hatta belli bir seviyede Arapça anlayan, namazını kılan orucunu tutan ve Spinoza ve hatta ondan çok daha öncesinde Spinoza’nın Tanrı tanımının çok daha genişini yapan İbn Arabi’nin tanrısına inanan „inançlı“ bir insanım fakat „müslüman“ değilim. Artık bu kalıptan, bu kabuktan sıyrıldım. Ve inanıyorum ki Müslüman olduğunu düşünen, inanan herkes bu kabuktan sıyrılmadıkça gerçekten iman etmiş olmuyor aslında. Çünkü kendi Allah’ını değil, birilerinin ona Allah diye anlattığı antropomorfik bir tanrıya inanıyor. Ki bu Allah’ı inkar etmek ve şirk koşmaktır.

    Allah böyle basit bir „varlık“ değil; aşkın bir bilinç ve belki de evrenin her an her yerinde hazır ve nazır olan enerji gibi tinsel bir olgudur. Bu tanım Allah’ı tanıdıkça genişliyor, derinleşiyor ve O’nun büyüklüğü ve azameti karşısında dehşet veren bir hayranlığa kapılıyor ve ontolojik bir sıçrama anına şahit oluyorsunuz.

    Bodrum katında yaşayan birinin kaldırım manzaralı penceresinden bakar gibi, daracık ve ufuksuz bir pencereden bakılıyor inanç konusuna. Mesela bu paylaşımın altında, kendisine müslüman diyen ya da demeyen, inanan ya da inanmayan herkes sanki Allah bu adamın ya da bunun gibilerin anlattığı bir şeymiş gibi Allah hakkında fikir yürütüyor, İslam hakkında fikir sahibi oluyor. Değil arkadaşlar. O kendi tanrısı adına konuşuyor, ben onun tanrısına inanmıyor ve inkar ediyorum mesela. Sizin de inanmadığınız onun tanrısı aslında çünkü henüz kendi tanrınızı bulamadınız ve tanrıyı onun anlattığı şeylerden ibaret zannediyorsunuz.

    Oysa o bodrum kattan çıkıp metrelerce yüksekteki terastan baktığınızda manzara bambaşka bir hâl alıyor, bu gibi tipleri duymuyorsunuz bile çünkü çok aşağıda kalıyor.

Leave A Reply