
Wer erfährt, wie „Berufsbildungszentren“ Kinder in diesem Land versklaven und nicht das Feuer der Revolution entfacht, ist kein Kind dieses Landes. Sogar ich wusste nicht, dass es so viel war.
https://v.redd.it/gqoeihybvl3g1
Von Aggravating-Berry213
7 Kommentare
Sorun mesem ve niyeti değil. Sorun genel anlamda işyerleri
Türkiyede iş yeri ve iş ‚ kültürü ‚ yapabildiği an çalışanlarına ***Karoshi*** uygulatıcak kadar manyaklaşmıştır. İşin asıl rezil yanı; anormal bir halk kitlesinin umurunda olmaması. Ne olursa olsun sonuna kadar akp diyen gerçekten oy vermemesi gereken bir topluluk var ortalıkta
+99999999
ayrıca meslek liselerindeki ustaların ciddi gözden geçirilmesi gerekiyor gerekirse yurtdışından usta falan getirsinler, pakistanlı ustalar bile daha yetkindir
Videonun ortasında izlerken durdurdum. Meslek lisesinde, tıpkı anlatılan gibi bir sanayi ortasındaki bir okulda öğretmenim, çocuk okulu sevmiyor derken bunun sorumlusu eğitim sistemi değil, bunun sorumlusu aileler ve piyasanın kendisidir.
Aileler çünkü pek çok aile çocuğa eğitimin, kültürün, bilmenin önemini aşılamıyor, keza kendilerinin de böyle bir derdi yok. Çocuğuma 40 verdiğn diye üstüme yürüyen veli oldu, bilmiyor ki çocuk 15 aldı ben yükselttim son sınıf diye, çocuğunuz ERASMUS programında BELEŞE avusturyaya gitmeye hak kazandı diyorum, „izin vermiyorum gitmiyecek“ diyor, onlarca örnekten iki tane sadece… En büyük problem burada bence, öğrenciler pek çok zaman velilerinin bir yansıması şeklinde elimize geliyor, Problemli öğrencinin velisi nadiren çocuktan farklı bir seviyede olan birisi oluyor.
Piyasa çünkü çocuk okuyarak para kazanabileceğine inanmıyor. Maaşımı soruyorlar bazen, toplamda 50-60k civarı diyorum, „çok değil ki, 4 yıl okumaya değmez“ diyor. Veteriner, mühendis, muhasebeci olayım gibisinden kafası olan a, çocuğa „ne yapmak istiyorsun mezuniyetten sonra“ diye sorduğumda „fransaya kaçak gidecem“ cevabı aldım bir ara mesela, ki okulun en kötü sınıflarının dersine girmiyorum bile… Çocuğun okumanın verdiği avantajı gördüğü bir ortam yok, bu da ikincil bir sebep.
He, bu sebeplerin kaynağının neresi olduğunu hepimiz biliyoruz, okulda dillendiremesem de azımsanamayacak sayıda çocuk farkında….
Meseme kayıtlıyım bende son senem. Maaş konusu hem öğrenci hem stajer olduğumuz için az diye düşünüyorum (son sene asgarinin yarisi) onun dışında iş yerine bağlı patron isterse üstüne katabilir. Burdaki olay 4 senenin sonunda alınan ustalık belgesiyle daha iyi paralar kazanabiliyor olmamız. Ve okula gitmek zorunlu 5 gun iş 1 gün okul. Oyle ki is yeri seni okul günü katiyen „okula gitme buraya gel“ diyemiyor. Sorusu olan varsa sorsun
Meslek okuluna gitmeden, doğrudan sanayide çıraklık yaparak meslek edinmiş biriyim. Evet, bir mesleği öğrenmenin en geçerli yolu, o işi gerçekten yapan ustanın yanında çalışmaktır. Okullarda verilen teknik bilgiler ise sahada pratik anlamda çoğu zaman karşılık bulmuyor.
Mesleki eğitim okulu mezunlarının avantajı, kalfalık ve ustalık belgelerini daha erken alabilmeleri. Bu belgeler işe alımlarda kolaylık sağlıyor; hatta yurt dışına başvururken birçok ülke bu belgeleri talep ediyor. Çoğu zaman diplomadan bile daha geçerli olabiliyorlar.
“Kölelik” kısmına gelince; gerçekten sağlıklı, “Avrupai” bir çalışma sistemi kurabilmek için önce ekonominin toparlanması gerekiyor. Mevcut durumda ise sadece geçinebilmek için, yaka rengimiz ne olursa olsun, hep birlikte at gibi çalışmak zorunda bırakılıyoruz.
Ben meslek elektrik elektronik mezunuyum. Hocalar biraz ilgisiz soru sorsan kaçar öğretmenler odasında çay kahve lak lak yapmaya giderlerdi. Zaten teorik olduğundan Bi faydası yoktu. Sonra dayımın tanıdığı olan Bi şef vardı dayım beni oraya soktu 6 ay calistim sagolsun öyle bir eziyet etti ki bir daha priz bile degistirmedim. Çocuklara mesleklere yöneltmekten ziyade gidin bu konulara deginin. Usta ya da öğretmenin ya öğretesi yok ya da mesleği öğrenmesin diye yildirmak için elinden geleni yapıyorlar. Bakın bu tek tük değil her yerde böyle. Kalkıp bana ağaç yaşken ezilir gibi maval anlatmayın. Gördük o neslin neye dönüştüğünü.