Bu arada ne bunun eyleminin ne de Fatih Altaylı’nın eyleminin TCK 310/2 ile alakası yok. En ama en zorlama düz tehdit olur ima yolu ile (ki ikisinin söylemlerinde de tipiklik oluşmamış dava açılsa bile beraatleri gerekir) onda da RTE’nin şikayeti mecbur (dava şartı), resen kamu davası açılamaz ve basit tehdidin üst sınırı 2 yıl olduğundan kesinlikle tutuklama kararı verilemez. Şimdi neden 310/2’deki „fiili saldırı“ kapsamına girmiyor peki? Çünkü „fiili saldırı“ (karşılaştırmalı hukuktaki ismiyle „tätlicher angriff“), kapsamı itibari ile vücut dokunulmazlığına karşı olan saldırıları tanımlar, mesela mitingde CB’nin kafasına taş atılması buna girer, fiziki açıdan acı veren bir temas şart yani. Yorumsuz.
Sicmak-Yada-Sicmamak on
Ortada bir suç yok. Furkan Bölükbaşından nefret ederim ve bir yanım „oh iyi olsun“ derken diğer yanım bunun yanlış olduğunu söylüyor.
Bize yıllardır tam olarak bunun zeminini hazırladılar. Şuan ne muhalif birini suçsuz bir şekilde içeri atsalar yandaş taraftan ne de yandaş birini suçsuz şekilde içeri atsalar muhalif taraftan bir ses çıkmayacak. Toplumun en fazla yarısı tepki göstermiş olacak.
Bu hukuksuzluğa „oleeey Furkan içeri girdi“ diye sevinmek mi lazım yoksa sevinmemek mi lazım bilmiyorum.
Leave A Reply
Du musst angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben.
4 Kommentare
En sonunda maması bitmişti artık. Kendisi gibi tüm trollerin aynısını yaşaması dileğiyle.
[Efsane postu](https://www.reddit.com/r/Turkey/s/gdMabjC1dx) hatırlatalım.Üniversite mailini kullanmış bide.
Bu arada ne bunun eyleminin ne de Fatih Altaylı’nın eyleminin TCK 310/2 ile alakası yok. En ama en zorlama düz tehdit olur ima yolu ile (ki ikisinin söylemlerinde de tipiklik oluşmamış dava açılsa bile beraatleri gerekir) onda da RTE’nin şikayeti mecbur (dava şartı), resen kamu davası açılamaz ve basit tehdidin üst sınırı 2 yıl olduğundan kesinlikle tutuklama kararı verilemez. Şimdi neden 310/2’deki „fiili saldırı“ kapsamına girmiyor peki? Çünkü „fiili saldırı“ (karşılaştırmalı hukuktaki ismiyle „tätlicher angriff“), kapsamı itibari ile vücut dokunulmazlığına karşı olan saldırıları tanımlar, mesela mitingde CB’nin kafasına taş atılması buna girer, fiziki açıdan acı veren bir temas şart yani. Yorumsuz.
Ortada bir suç yok. Furkan Bölükbaşından nefret ederim ve bir yanım „oh iyi olsun“ derken diğer yanım bunun yanlış olduğunu söylüyor.
Bize yıllardır tam olarak bunun zeminini hazırladılar. Şuan ne muhalif birini suçsuz bir şekilde içeri atsalar yandaş taraftan ne de yandaş birini suçsuz şekilde içeri atsalar muhalif taraftan bir ses çıkmayacak. Toplumun en fazla yarısı tepki göstermiş olacak.
Bu hukuksuzluğa „oleeey Furkan içeri girdi“ diye sevinmek mi lazım yoksa sevinmemek mi lazım bilmiyorum.