Yeni tabelaları söküp bunu yapana monte edeceksin gezecek öyle.
Apprehensive_Mood689 on
Dem partiyi kökünden götünden sikmek istiyorum
Fault23 on
Sıkıntı ne? Kürtçeyi **de** eklemişler
Anonim_07_ on
Normal hiç şaşırmadım artık şaşıracak bişey de bulamıyorum aklınıza gelmiş gelmemiş herşeyi yaşamaş bir ülke de yaşıyorum ve insanları da ne olduğu belli zaten ( olmaması gereken birşeyi böyle yapa yapa normalleştiriyorlar ses çıkmayacak ya daha ileri giderler şaşırmam … )
funky234 on
Her ülkenin adres ve resmi yazışmalarda kendi resmi dilini kullanması gerekir. Türkiye’de de resmi dil Türkçedir, bu kadar basit. Iyice boku çıktı artik. Anayasada Kürtçe dil diye birsey yok, bu yasal olan birsey değil zaten yaptiklari.
fleaxel on
valla iyi yapmışlar, sorry not sorry
Methvizzion on
Her şey „Ne mutlu türküm diyene“ tabelasını sökmekle başladı. O kamera görüntüsü dün gibi aklımda..
masteraybe on
Şehrin çoğu kürt mantıklı bir hareket olmuş. Kimseye de bir zararı yok.
Kitchen-Conclusion51 on
Ak parti sağolsun
rifokadioglu on
ne kürtçe nefretiniz varmış lan
Agitated-Bag8318 on
Kürtçe konuşulmasın Kürtler’i ezelim demem, dedirtmem ama bu ülkenin anadili Türkçe’dir. Resmi sokak tabelası olarak Kürtçe’nin konması, İngilizce konmasıyla eşdeğerdir. Ama dediğim gibi bu resmiyettir, isteyen yine Kürtçe takılabilir resmi bir iş olmadığı müddetçe kendi fikrimce.
Kaltak_Kiran on
Hadi diyelim ki etnik ve dilsel çoğulculuğu destekleyerek, iyi niyetle girdiniz bu işe (ki değil ama biz öyle varsayalım). Sırf şunun uygulanma biçiminden bile kimin ne halt amaçladığı belli oluyor.
Gidin Avrupa’daki Bretonya, Korsika, Galler, Katalonya vs. gibi bölgelerdeki tabelaları inceleyin internetten. Ulusal ve yerel dillerin font büyüklüğü aynı yapılır ki iki dil arasında eşitlik ilkesi korunsun, herkes yazılan şeyi okuyabilsin ve kimse mağdur olmasın.
Sen gidip Kürtçeyi en üste 1.sayfa gazete manşet başlığı gibi büyük yazar, Türkçeyi sonradan aklına gelmiş de son dakika eklemiş gibi köşeye sıkıştırırsan ,senin o halkların kardeşliği maskesinin altındaki o ayrılıkçı varoş kokuyu alırım.
cagrialt on
Kürt kökenli biri olarak oldum olası bu duruma karşı çıktım açıkçası ama benim de görüşüme karşı çıkan insanların görüşlerini de göz önüne alarak, eğer Abdullah Öcalan gibi aktörlerin serbest gezmediği bir dünyada yaşayacaksak ve barış buna rağmen sağlanacaksa Kanada’da Fransızca bir tabela görmekten farksız bir durum olacağını kabul etmek lazım sanırım.
Leave A Reply
Du musst angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben.
13 Kommentare
Yeni tabelaları söküp bunu yapana monte edeceksin gezecek öyle.
Dem partiyi kökünden götünden sikmek istiyorum
Sıkıntı ne? Kürtçeyi **de** eklemişler
Normal hiç şaşırmadım artık şaşıracak bişey de bulamıyorum aklınıza gelmiş gelmemiş herşeyi yaşamaş bir ülke de yaşıyorum ve insanları da ne olduğu belli zaten ( olmaması gereken birşeyi böyle yapa yapa normalleştiriyorlar ses çıkmayacak ya daha ileri giderler şaşırmam … )
Her ülkenin adres ve resmi yazışmalarda kendi resmi dilini kullanması gerekir. Türkiye’de de resmi dil Türkçedir, bu kadar basit. Iyice boku çıktı artik. Anayasada Kürtçe dil diye birsey yok, bu yasal olan birsey değil zaten yaptiklari.
valla iyi yapmışlar, sorry not sorry
Her şey „Ne mutlu türküm diyene“ tabelasını sökmekle başladı. O kamera görüntüsü dün gibi aklımda..
Şehrin çoğu kürt mantıklı bir hareket olmuş. Kimseye de bir zararı yok.
Ak parti sağolsun
ne kürtçe nefretiniz varmış lan
Kürtçe konuşulmasın Kürtler’i ezelim demem, dedirtmem ama bu ülkenin anadili Türkçe’dir. Resmi sokak tabelası olarak Kürtçe’nin konması, İngilizce konmasıyla eşdeğerdir. Ama dediğim gibi bu resmiyettir, isteyen yine Kürtçe takılabilir resmi bir iş olmadığı müddetçe kendi fikrimce.
Hadi diyelim ki etnik ve dilsel çoğulculuğu destekleyerek, iyi niyetle girdiniz bu işe (ki değil ama biz öyle varsayalım). Sırf şunun uygulanma biçiminden bile kimin ne halt amaçladığı belli oluyor.
Gidin Avrupa’daki Bretonya, Korsika, Galler, Katalonya vs. gibi bölgelerdeki tabelaları inceleyin internetten. Ulusal ve yerel dillerin font büyüklüğü aynı yapılır ki iki dil arasında eşitlik ilkesi korunsun, herkes yazılan şeyi okuyabilsin ve kimse mağdur olmasın.
Sen gidip Kürtçeyi en üste 1.sayfa gazete manşet başlığı gibi büyük yazar, Türkçeyi sonradan aklına gelmiş de son dakika eklemiş gibi köşeye sıkıştırırsan ,senin o halkların kardeşliği maskesinin altındaki o ayrılıkçı varoş kokuyu alırım.
Kürt kökenli biri olarak oldum olası bu duruma karşı çıktım açıkçası ama benim de görüşüme karşı çıkan insanların görüşlerini de göz önüne alarak, eğer Abdullah Öcalan gibi aktörlerin serbest gezmediği bir dünyada yaşayacaksak ve barış buna rağmen sağlanacaksa Kanada’da Fransızca bir tabela görmekten farksız bir durum olacağını kabul etmek lazım sanırım.